| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Picture Captions

VEL-ÂSR ÜÇ ÂYED ÂSR- â YEMİN OLSUN.
 
Dec
30
    

 

Her vatandaşa, sadece bu toplumun bir ferdi olmalarıyla hak ettikleri, koşulsuz bir asgari gelir

http://www.spf.boun.edu.tr/docs/STGP_Bugra.pdf

Thomas More’dan Thomas Paine’e, Charles Fourier’den John Stuart Mill ve Bertrand Russell’a dek birçok düşünürün, kapitalizme yönelttiği temel bir 

 



 
Feb
20
    
robot | 20 Şubat 2008 02:55 | 0 fav | etiket:  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tarihte bugün: 19 Şubat

 

 

 

 

 

 

19.02.2008, 19:43

Türk Milli Futbol Takımı, efsaneleşmiş Macar Milli Takımı'nı, 19 Şubat 1956’da, 3-1 yendi.

 

 

 

 

 

 



 
 
 
 
 
 
1405: Aksak Timur ya da Timurlenk olarak da tanınan, kendi adıyla anılan imparatorluğun kurucusu Timur hayatını kaybetti.

1915: İtilaf devletlerinin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.

1925: Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması Meclis'te kabul edildi.

1951: Fransız yazar Andre Gide yaşama veda etti.

1956: İttihat ve Terakki Fırkasının son Genel Sekreteri Mithat Şükrü Bleda hayata veda etti.

1957: Türk ordusunun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.

1959: Londra Konferansı sona erdi. Bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmasını öngören Londra Antlaşması imzalandı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu.

1987: Gitarist ve şarkıcı Yurdaer Doğulu İstanbul'da yaşamını yitirdi.

1993: Tiyatro ve sinema oyuncusu Yaman Okay, 1993 yılında 42 yaşındayken İstanbul'da hayata veda etti.

1994: Libya'da şeriat uygulamasına geçildi ve Hicri takvim uygulanmaya başlandı.

1997: İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.

1997: Besteci Alaattin Şensoy, İzmir'de vefat etti.

1998: Rusya'dan Türkiye'ye doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.

2001: Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.

 



 
Feb
20
    
robot | 20 Şubat 2008 02:52 | 0 fav | etiket:  

 

  100.000   aile olarak      500.000 nüfus demek   ufacık norveç de ....

100 bin Türk'e Norveç yolu göründü

 


14.02.2008, 16:00

Norveç'in, nüfusunun yaşlanması nedeniyle şirketlerin istediği 100 bin kişilik işgücü ihtiyacını karşılamaya Türkiye'ye
 
talip oldu.
 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik,
 
"İstedikleri 100 bin kişilik işgücünü 6 ayda hazırlama
 
imkanımız olduğunu kendilerine ilettik"
 
dedi.

Bakan Çelik, Norveç Çalışma ve Sosyal Kapsama Bakanı Bjarne Hakon Hanssen ve beraberindeki heyetle Bakanlıkta görüştü. Görüşme sonrasında her iki bakan ortak açıklama yaptı.
Norveçli Bakan Hanssen, ülkelerinde faaliyet gösteren şirketlerin işgücü bulmakta büyük sıkıntı yaşadıklarını belirterek, Türkiye'deki nitelikli işsiz çokluğuna dikkat çekti. Vasıflı işgücü konusunda Türkiye'nin önemli fırsatlara sahip olduğunu ifade eden Hanssen, ihtiyaç duydukları işgücünü karşılamak için göç yasalarında değişikliğe gideceklerini açıkladı. Hanssen, bu amaçla bakanlığının Norveç Parlamentosu'na 'Beyaz Belge' adıyla göç yasasında değişiklik adıyla bir kanun teklifi verdiklerini söyledi. Bakan Çelik ise Türkiye olarak Norveç'in işgücü talebini karşılamaya hazır olduklarını, konuk bakana ilettiğini belirterek, "Norveç'in şu anda 100 bin nitelikli işgücüne ihtiyaç duyduğunu ifade ettiler. Biz de istedikleri 100 bin işgücünü 6 ay gibi kısa sürede hazırlama imkanımız olduğunu söyledik. Fakat Norveç'teki göç yasalarıyla ilgili katılıkları var. Bunları giderici düzenlemeleri gerçekleştireceklerini söylediler. Bugün başlayan bu ilişkilerimizin devam etmesi halinde Norveç'e önemli sayıda işgücümüzün gitme imkanı olacak" dedi. İş-Kur'da sertifikalı 450 bin işgücünün bulunduğunu, Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun da uluslararası mesleki sertifika için işgücü analizlerini sürdürdüğünü kaydeden Bakan Çelik, Norveç'in bu zamana kadar işgücü ihtiyacını Avrupa'dan karşıladığını, ancak Avrupa'daki demografik yapı nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını, bu nedenle Türkiye'nin kendileri için cazip bir ülke olduğunu söyledi. Çelik, konuk bakanın, Norveç'teki işletmelerin gelecekte işçi bulamama endişesi yaşadıklarını kendisine illettiğini belirterek, "Türkiye'de şu anda 18-29 yaş arasında 13,5 milyon işgücü var. Tabi 4,5 milyonluk bir ülkeyle bu rakamları paylaştığımızda onlara anlamlı geliyor" dedi. Çelik, Norveç'in işgücünde ihtiyaç duyduğu sektörleri belirlemesi için piyasa analizi yaptığını, bu çalışma sonrasında istenen işgücünün belli olacağını söyledi.

 



 
Feb
20
    

 

 

Mehmet Barlas Yazıyor... 

mbarlas@haberx.com


ŞİMDİ 'YURTTA SULH CİHANDA SULH' YAPMANIN ZAMANIDIR...


19.02.2008, 11:37

İç siyasette de dış politikada da Türkiye'nin önündeki gündemin ana maddesi 'barış' olmalıdır.

Bunun için de konjonktür, barışın yolunu açan imkanlar sunmakta.

İçeride son olarak türbana dayalı gerginlikler, beraberlerinde uzlaşmalar da getirmiştir.

Laiklik başı açıkların da başı örtülülerin de özgürlüklerinin korunduğu, demokrasinin bir temel öğesidir.

 


İç siyasette de dış politikada da Türkiye'nin önündeki gündemin ana maddesi "barış" olmalıdır.

Bunun için de konjonktür, barışın yolunu açan imkanlar sunmakta.

İçeride son olarak türbana dayalı gerginlikler, beraberlerinde uzlaşmalar da getirmiştir.

Örneğin bu konuda AK Parti ile MHP'nin çözüme dönük uzlaşmaları, geniş bir seçmen tabanının desteği bulunan bir çıkış yolu açmıştır. Bir başka deyişle "laiklik" artık sade seçkinlerin tekelindeki bir ideolojik tutum değildir.

Laiklik başı açıkların da başı örtülülerin de özgürlüklerinin korunduğu, demokrasinin bir temel öğesidir.

Bütün mesele farklı düşünce ve inaçlara sahip insanların birbirlerini ve gerçek sorunları anlamak için çaba harcamalarına bağlı. Elif Şafak'ın Zaman'daki konuya ilişkin satırları, bu konuya ışık tutabilir:

       -Türban meselesi öylesine kaplamış ki gündemimizi, başka bir açıdan konuşamaz olduk. Oysa bugün hâlâ kızlarımız on dört-on beş yaşında, yani daha henüz çocuk yaştayken evlendiriliyorsa, okuldan alınıyorsa, evlendirilip aşrı aşrı memleketlere tek başına gelin gidiyorsa, henüz reşit olmadan anne oluyorsa, evcilik oynarcasına bebek büyütmek zorunda kalıyorsa, elalem namusuna laf etmesin diye sokakta başı önünde çekinerek yürüyorsa, tecavüzcüsüyle evlendiriliyorsa, namus cinayetlerine kurban gidiyorsa, çevre ve aile baskısıyla yaşamak durumunda kalıyorsa, kısacası bugün hâlâ cinsiyet ayrımcılığı diye bir şey varsa, bu durum türban tartışmalarına filan indirgenemez, bağlanamaz. Onun ışığında anlatılamaz. Biz kadınlar oturup ataerkilliği konuşalım. Ataerkil toplum ve kültür nedir, nasıl işler, hepimizi nasıl biçimlendirir, kızlarımızı nasıl ezik ve ürkek hale getirir, bunları konuşalım.

Kıbrıs'ta çözüm karşıtı Papdopulos'un seçimde elenmesi, Kosova'nın bağımsızlık ilanı gibi gelişmeler de, dış politika ufkumuzu açacak nitelikte. İlter Türkmen'in  bu konuda Hürriyet'te yazdıkları da, ufkumuzu aydınlatabilir:

      -Türkiye açısından Kıbrıs açmazı, AB üyelik sürecini iki yönden etkiliyor. Gümrük Birliği Protokolü, Güney Kıbrıs'a teşmil edilmedikçe sekiz önemli başlık açılamayacak ve dolayısıyla süreç bitmeyecektir. Müzakere süreci bitse de Kıbrıs meselesi çözümlenmeden veya çözümü için gereken koşullar yaratılmadan AB üyeliği gerçekleşemez.
UKG raporunda, Türkiye'nin limanlarını Güney Kıbrıs uçaklarına ve gemilerine açmasını, Türkiye'nin "sivil ve askeri liderleri"nin iki toplumlu ve iki bölgeli bir çözümü desteklemelerini ve çözümden sonra Ada'daki bütün Türk kuvvetlerin çekilmesini taahhüt etmelerini öneriyor. Mümkün mü?
Orta vadede yapılabilecek tek şey, KKTC'nin izolasyonuna son verilmesi amacına yönelik "eylem planı"ndaki talepleri asgariye indirerek veya bunlardan gerekirse tamamen sarfınazar ederek limanları açmaktır.
Bu kuşkusuz pozisyonumuzda bir gerileme olur, fakat AB sürecini canlandıracak ve başka ülkelerin direnişlerini zayıflatacak bir hamle teşkil eder.
İlerlemek için bazen gerilemek iyi bir taktiktir. Fakat Türkiye'nin bugünkü çalkantılı ortamında realist bir vizyon, kendine tam güven ve muazzam politik cesaret gerektirir.dınlatabilir:

 



 
Feb
20
    

 

 

ATV-Sabah'ın devir teslim işlemlerinin tarihi belirlenecek
19.02.2008, 16:22

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK), ATV-Sabah Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün Çalık Grubu şirketlerinden Turkuvaz Radyo ve Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'ye satışına onay vermesinin ardından, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF) devir teslim işlemlerinin tarihini belirleyecek.


AA-TMSF'nin 5 Aralık 2007'de gerçekleştirdiği ihalenin ardından Turkuvaz Radyo ve Televizyonun verdiği 1 milyar 100 milyon dolarlık teklifin Fon Kurulu ve Rekabet Kurulu onayından sonra, RTÜK süreci de geçtiğimiz günlerde tamamlandı.RTÜK onayının TMSF'ye ulaşmasıyla devir teslim işlemlerinin takvimi, Fon Kurulunun 21 Şubat perşembe günü yapılacak toplantısında belirlenecek.

Toplantıda, Turkuvaz Radyo ve Televizyon'un ihalede peşin bedel olarak sunduğu 1 milyar 100 milyon doların ne zaman ödeneceği, ATV-Sabah'a yeni yönetim kurulunun ne zaman atanacağı da takvime bağlanacak.

ATV-Sabah ihalesiyle ilgili ön yeterlilik almak için Nurol, RTL-İpek-Sancak Grubu ile Çalık Grubu önderliğindeki Turkuvaz Radyo ve Televizyon başvuruda bulunmuştu. İhalede sadece Turkuvaz Radyo ve Televizyon teklif vermişti.

 



 
Feb
20
    
robot | 20 Şubat 2008 02:43 | 0 fav | etiket:  

 

 

Mehmet Barlas ana haber sunacak

 

Barlas, Çalık Grubu'nun satın aldığı ATV'de ekranlara gelecek.

20.02.2008 03:38

 

NTV'de yayınlanan Yorum Farkı programından Sabah

Gazetesi'ne başyazar olarak transfer olduğu duyurulan ünlü

gazeteci Mehmet Barlas, Çalık Grubu ile yeni bir anlaşma

daha sağladı. Mehmet Barlas, Sabah Gazetesi'nde

başyazarlık dışında Çalık Grubu'nun satın aldığı ATV'de de

 

ana haber bültenini de sunacak.

 

 

 ***********

 

 yakışır amcama

  arada fıkra da anlatır bi de vecîz söz patlattı mı )) yaşadın TÜRKİYE

 

 

 

 cartlak curtlak sesli spikerler beynimizi yediler.!!!